Sosyal Bilimler

Sosyobiyoloji Teorisine Genel Bakış | Sosyal Bilimler
Sosyal Bilimler

Sosyobiyoloji Teorisine Genel Bakış

Sosyobiyoloji terimi 1940’lara kadar izlenebilirse de, sosyobiyoloji kavramı asıl bilinirliğini ilk kez Edward O. Wilson’ın 1975 yayımı Sosyobiyoloji: Yeni Sentez ile elde etti.* Wilson burada, sosyobiyoloji kavramını evrim teorisinin toplumsal davranışa uygulanması olarak tanıttı.

Sosyobiyoloji teorisi kimi toplumsal farklılıkların aslında biyolojik farklılıklardan kaynaklandığını savunur.

Genel Bakış

Sosyobiyoloji, kimi davranışların en azından kısmen kalıtsal olduğu ve doğal seçilim tarafından etkilenebileceği öncülüne dayanmaktadır. Davranışların da, fiziksel özellikler için düşünülene benzer şekilde zaman içinde evrilmiş olduğu düşüncesiyle yola koyulur. Hayvanlar, bu yüzden, zaman içinde evrimsel açıdan başarısı kanıtlanmış olan yollarla hareket edeceklerdir ki bu da diğer şeyler yanında karmaşık toplumsal süreçlerin oluşumuna yol açabilir.

Sosyobiyologlara göre, birçok toplumsal davranış doğal seçilim tarafından şekillendirilmiştir. Sosyobiyoloji eş bulma kalıpları, bölgesel mücadeleler ve takım hâlinde avlanma gibi toplumsal davranışları inceler. Savına göre, seçilim baskısı nasıl ki hayvanların doğal çevre ile faydalı yollardan etkileşime girerek evrilmesine neden olduysa, avantajlı toplumsal davranışların genetik evrimine de neden olmuştur. Davranış bu yüzden bireyin, genlerini popülasyon içinde korumaya yönelik bir çabası olarak görülmekte ve belirli genlerin ya da gen kombinasyonlarının belli davranışsal özellikleri nesilden nesile etkilediği düşünülmektedir.

Charles Darwin’in doğal seçilim yoluyla evrim teorisinin açıklamasına göre belirli yaşam koşullarına daha az adapte olmuş özellikler popülasyonda var olmayacaklardır çünkü bu özelliklere sahip organizmalar daha düşük hayatta kalma ve üreme oranına sahip olma eğilimindedirler. Sosyobiyologlar insan davranışlarının evrimini de aynı yolla, çeşitli davranışları söz konusu özelllikler gibi kullanarak modellerler. Yanı sıra teorilerine başka birçok teorik bileşeni de eklerler.

Sosyobiyologlar evrimin yalnızca genleri değil; psikolojik, toplumsal ve kültürel özellikleri de kapsadığına inanırlar. İnsanlar ürediğinde, yavru, ebeveynlerinin genlerini miras olarak alır; ebeveynler ve çocuklar genetik, gelişimsel, fiziksel ve toplumsal ortamları paylaştıklarında, çocuklar ebeveynlerinin gen-etkilerini de miras alırlar. Sosyobiyologların inancına göre ayrıca farklı oranlardaki üreme başarısı farklı düzeylerdeki refah, sosyal statü ve kültürdeki güç ile ilişkilidir.

Uygulamada Sosyobiyoloji Örneği

Cinsiyet rolü stereotipleri çalışması, sosyobiyologların, teorilerini uygulamada nasıl kullandıklarına dair bir örnektir. Geleneksel toplumsal bilim, insanların doğuştan gelen yatkınlıklar veya zihinsel kapasitelerle dünyaya gelmediğini varsayar; çocukların davranışındaki cinsiyet farklılıklarını da cinsiyet rolü stereotiplerine sahip olan ebeveynlerin onlara farklı muamele etmesine yorar. Söz gelimi, kızlara oynamaları için bez bebek verirken, oğlanlara oyuncak araba vermek gibi. Yahut küçük kızları yalnızca pembe ve mor renklerle giydirirken, oğlanları mavi ve kırmızı giydirmek gibi.

Sosyobiyologlar, ne var ki, bebeklerin doğuştan gelen davranışsal farklılıklara sahip olduğunu, bunun, ebeveynlerin oğlanlara farklı davranırken kızlara farklı davranmasına neden olduğunu ileri sürerler. Dahası, düşük statülü ve kaynaklara daha az erişen dişiler daha fazla dişi yavru sahibi olma eğilimindeyken, yüksek statülü ve kaynaklara daha fazla erişen dişiler daha fazla erkek yavru sahibi olma eğilimindedir. Bunun sebebi, bir kadının fizyolojisinin, sahip olduğu sosyal statüye, hem çocuğunun cinsiyetini hem de ona nasıl ebeveynlik edeceğini etkileyecek şekilde adapte olmasıdır. Yani, toplumsal olarak baskın kadınlar diğerlerine kıyasla daha yüksek düzeylerde testosterona sahip olma eğilimindedirler ve kimyaları/yapıları onları daha aktif, daha iddialı ve diğer kadınlara göre daha bağımsız kılar. Bu da onlara erkek çocuk sahibi olmak için daha uygun bir ortam hazırlar ve aynı zamanda zorlayıcı, baskın bir ebeveynlik tarzına sahip olmalarını daha muhtemel kılar.

Sosyobiyolojiye Yöneltilen Eleştiriler

Her teori gibi, sosyobiyoloji de eleştirilmiştir. Teoriye yönelik eleştirilerden birine göre, insan davranışını açıklamak yetersizdir çünkü bu, aklın ve kültürün payını görmezden gelmektedir. Sosyobiyolojiye yönelik ikinci bir eleştiriye göre, bu teori, genetik belirlenimciliğe dayanmaktadır ki bu da sürer durumu [status quo] onaylama anlamına gelir. Örneğin, şayet erkek saldırganlığı genetik olarak sabitlenmişse ve üreme açısından avantaj sağlıyorsa, der eleştiri, o hâlde erkek saldırganlığı yalnızca kısmen kontrolümüzde olan biyolojik bir gerçeklik gibi görünmektedir.

 


This article was originally published at Thought Co.

Çeviri: M. Kaan Erdoğan
Sosyal Bilimler / Çevirmen
m.kaan.erdogan@sosyalbilimler.org

Kaynak: Ashley Crossman / Thought Co
Overview of Sociobiology Theory

Çevirmenin Notu

* Sociobiology: The New Synthesis adlı eser henüz Türkçeye kazandırılmamıştır. Edward O. Wilson’ın Türkçeye çevrilen eserleri arasında şunlar sayılabilir: Yeryüzünün Sosyal Fethi (Say Yayınları), Doğanın Gizli Bahçesi (Say Yayınları), Genç Bilimadamına Mektuplar (Say Yayınları), İnsan Doğası (Thales Yayınları), İnsan Varlığının Anlamı (Olvido Yayınları).


Yasal Uyarı: Yayımlanan bu yazı Türkçeye yabancı dilden sosyalbilimler.org tarafından çevrilmiştir. Söz konusu metin, izin alınmadan başka bir web sitesinde ya da mecrada kısmen veya tamamen yayımlanamaz, kopyalanamaz, çoğaltılamaz, dağıtılamaz, içeriğinde herhangi bir değişiklik yapılamaz. Aksi taktirde bir hak ihlali söz konusu olduğunda; sosyalbilimler.org, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun ve 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun ilgili hükümleri gereğince maddi ve manevi tazminat davası açabilir. Ancak yazının bir bölümü, alıntılanan yazıya aktif link verilerek kullanılabilir. Her türlü alıntı (her müstakil yazı için) 200 kelime ile sınırlıdır. Alıntı yapılan metin üzerinde herhangi bir değişiklik yapılamaz. Bu metinde yer alan görüşler yazara aittir ve sosyalbilimler.org’un editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Sosyal Bilimler Haftalık E-Bülten Aboneliği

* indicates required

Yorum Yazın

sosyalbilimler.org’a Katkıda Bulunabilirsiniz.

sosyalbilimler.org'da editörlük yapabilir, kendi yazılarını yayımlayarak blog yazarımız olabilir veya Türkçe literatüre katkı sağlamak amacıyla çevirmenlik yapabilirsin. Mutlaka ilgi alanına yönelik bir görev vardır. sosyalbilimler.org ekibine katılmak için seni buraya alalım!

Bizi Takip Edin!

Sosyal Bilimleri sosyal ağlardan takip edebilir, aylık düzenlenen kitap çekilişlerimize katılabilirsiniz.