Sosyal Bilimler

Posthümanizm Çağı | Sosyal Bilimler
Sosyal Bilimler

Posthümanizm Çağı

Gelişimle alakalı hümanist ve tekno-bilimsel kavramlar, insan ve insan dışı yaşam formlarının hiyerarşik sınıflandırmasında hatalı kullanıldı. Dolayısıyla yaşam hikayelerinin karmaşıklığı, ilerleme ve inovasyonun çizgisel düzlemine indirgendi. Aynı zamanda, zaman ve tarihselliğin yenilikçi, Avrupa merkezli ve endüstriye dayalı kavramları üzerine eleştirel düşünceler ve belki daha da etkilisi evrimsel biyoloji ve fizik alanındaki yeni keşifler, zamansallığın modernlik öncesi anlayışının tekrar ele alınması yoluyla bu konuya alternatif açıklamalar getirdi. Örneğin Gilles Deleuze’ün The Fold‘da[1] yaptığı Leibniz yeniden okuması… Böylece Tarih’in (büyük T ile) bu yenilikçi anlayışı —hem bir ampirik gerçeklik hem de belirli bir disipline bağlı ve düzenli bilgi olarak[2]— isteyerek veya istemeyerek üretken zaman çizgisinin dışında yaşayanları yücelten sosyo-kültürel özellikler tarafından düzenlenmiş bir tarihler çokluğu arasından tek mümkün olanı haline geldi.

Sanatçılar gibi sayıları gün geçtikçe artmakta olan araştırmacılar, zamanı ve mekanı bir insan genelcesi olarak görmeyi ve işlemeyi artık tercih etmiyor. Bunun yerine soykütükleri, kesişimler, “çoklu modernlikler”[3] ve eş zamanlı olmayan olayların küreselleşme, asimetrik güç ilişkileri ve tekno-kültür çağında bir arada var oluşunu görmeyi ve işlemeyi tercih ediyorlar. Dahası, post-antroposentrik[4] düşünce ve yaratım da, post-hümanizm söyleminin de desteklediği gibi (yeni materyalizm, spekülatif realizm, nesne-yönelimli ontoloji, yeni sibernetik sistemler teorisi vb. dahil olmak üzere), insan dışı zamansallık ve bunun insan zamanıyla nasıl çatıştığıyla her geçen gün daha fazla ilgileniyor. Bunlar göz önünde bulundurulduğunda ortaya cevaplanması zor bir soru çıkıyor: Eğer artık teorilerimizin ve politik uygulamalarımızın temeline hümanist ilerlemenin ve özgürleşmenin aydınlatıcı anlatılarını koyamıyorsak, yenilikçi sosyal değişimlerin ve adaletin özgürleştirici hedeflerini nasıl önceden planlayıp hayata geçirebiliriz? Modernlik anlayışı, “diğer”lerini geride bırakmak olan “neoliberal kültür”den[5] ayrı olarak bir sosyal ilerleme ve inovasyon düşünülebilir mi? Ya da çizgisel ilerleme anlayışı zaten çoktandır değişim ve politik müdahale fikrini, bunun sonucunda da bu anlayışın alternatif “ilerleyici” politikada stratejik gereklilik olarak kullanımını etkilemekte miydi? Modernlik bu kadar yetersizken daha iyiye doğru dönüşümler ve değişimler için nasıl daha etkili stratejiler ortaya koyabiliriz ve “daha iyiyi” nasıl ölçüp nitelendirebiliriz? Kısaca, şimdi ve burada, özgürleştirici politikaların tekrar düşünülmesi için zaman oluşturacak pozitif potansiyel ya da miras, modernlik ve hümanizm arasında mevcut mudur?

Bu tarz sorunlar, eleştirel düşüncenin post-milenyal kapitalizmde, modernist ve hümanist çerçevenin dışına çıkıp yeni bir bakışa yönelmektense, ilgilenmesi —belki de sürdürmesi— gereken paradoksların parçalarıdır. Bu, aldatıcı ivmecilik söyleminden oldukça etkilenmiş ve ayrıca zaman-mekan anlayışı ölçülü, çizgisel, dışarıya kapalı bir onto-teleolojik kayıtsızlığı işaret edecektir. Kesin bir eleştirel posthümanizm bakışı açısından ele alındığında —eleştirel ve kültürel teori arasında posthümanizm koşullarla alakalı bir takım söylemler (başta Derridacı yapısöküm olmak üzere) olmak suretiyle— insanlığın ya da kapitalizmin ya da teorinin “sonrası”na geçmeyiz.

Bilakis, postmodernizmin modernizmi çözümlemesine[6] benzer olarak, posthümanizmdeki “-post”, (bir şeyi ya da bir kimseyi müteakiben) “sonra”yı veya “önce”yi değil, hem öncesini hem de sonrasını kasteder. Stefan Herbrechter’ın da söylediği gibi, buradaki muğlaklık, “ereklilik ve yeniden yapma arasındaki” mesafeden kaynaklanır. Bu mesafede insanı —ve benzer olarak zamanı— farklı bir şekilde düşünmek ve tahayyül etmek mümkündür.[7] Aynı şekilde, apokaliptik bir “ileri gitme” senaryosunu ya da nostaljik bir “geri dönüş”ü dikkate almaktan kaçınırız. Bunun sonucunda ölüm ve yaşamın olağan gidişatını sürdürmeye yelteniriz. Etkileyici bir şekilde insanın ya da insancıllığın “ötesine” ya da “sonrasına” gitmek, tamamen gerçek ya da tamamen insancıl metafiziksel bilginin yanında metafiziğin türler, ırklar, zaman, mekan ve bilgi hakkındaki oldukça etkili kavramlarını teğet geçer, bu oldukça tehlikelidir. Bu şekilde bir “sonra”ya geçiş, Avrupa-merkezli bir deneyüstücülük ve ölüm hayranlığına suç ortaklığı olurdu.[8]

Politik ve stratejik değişim çoklu, ilişkisel, ikircikli, bağdaşımsız, parçalara ayrılmış, geçici, süreksiz ve uyumsuz olanı kapsamaya çalışacaktır ki farklı bir açıdan görmeyi, duymayı ve hissetmeyi başarabilsin. Böylesine yüksek bir hassaslık, bağlantıya ve insan dışı yolların da göz önünde bulundurulmasına yol açacak uyumlu bir ortam meydana getirir. Sürekli ve süreksiz ivmecilik çağında, baskın anlatılara alternatif açıklamalar bulmaya ve siyasal düzene karşı daha eleştirel bir farkındalık yaratmaya ihtiyacımız vardır.

New Formations[9] dergisinin “Posthümanizm Zamansallık” isimli sayısında, eleştirel posthümanizmle alakalı projelerin oldukça iyi örnekleri bulunabilir. Bu sayıda katkısı bulunanlar, insan-sonrası çağımızla alakalı yeni, materyalist, dirimselci, feminist ve/veya yapısökümcü bir bakış açısı sunuyorlar. Bunu yaparken de yeniden tasarlama, işleme, okuma, yazma, cevaplama ve olaylara geniş bir bakış açısıyla (durmaksızın) bakma amacıyla, tarım gibi modernist teknolojileri, zamanı ya da üremeyi sağlayan cinsel ilişkiyi tekrar gözden geçiriyor ve dallandırıyorlar. Çizgisel olmayan bakış açısının, zaman fenomeninin ve zamansallığa kuramsal/felsefi, sosyal, edebi ve kültürel, materyal/fiziksel ve queer bakışın potansiyelini, dönüşümsel bir siyaset için (hem pragmatik hem de günümüz ekonomisi ve insan ekolojisinden daha fazlasının baskılayıcı tavrına bağlayarak) keşfediyorlar.

 

This article was originally published at Genealogy of the Posthuman.

Çeviri: Eylül Yağanoğlu
Sosyal Bilimler / Çevirmen
eylul.yaganoglu@sosyalbilimler.org

Kaynak: Mike Toggweiler, Manuela Rossini / Genealogy of the Posthuman
Posthuman Times


Dipnotlar

[1] Gilles Deleuze, (trans) Tom Conley, The Fold: Leipniz and the Baroque, Minneapolis, University of Minnesota Press, 1992.

[2] Michel Foucault, Les mots et les choses, Paris, Gallimard, 1966. (English title: The Order of Things: An Archaeology of the Human Sciences.)

[3] S.N. Eisenstadt, “Multiple Modernities”, Daedalus, 2000, pp1-29.

[4] Antroposentrik: İnsan merkezcilik.

[5] Cp. the special double issue on neoliberal culture of New Formations 80/81 (2013), ed. Jeremy Gilbert.

[6] Jean-François Lyotard,(trans) Geoffrey Bennington and Rachel Bowlby, The Inhuman: Reflections on Time, Cambridge, Polity Press, 1991, p24.

[7] Stefan Herbrechter, Posthumanism. A Critical Analysis, London, Bloomsbury, 2013, p16.

[8] Örnek: Zakiyyah Iman Jackson, “Outer Worlds: The Persistence of Race in Movement ‘Beyond the Human’”. GLQ: A Journal of Gay and Lesbian Studies, 21.2-3, June 2015, pp215-246.

[9] New Formations (92, Autumn 2017): https://www.lwbooks.co.uk/new-formations/92


Yasal Uyarı: Yayımlanan bu yazı Türkçeye yabancı dilden sosyalbilimler.org tarafından çevrilmiştir. Söz konusu metin, izin alınmadan başka bir web sitesinde ya da mecrada kısmen veya tamamen yayımlanamaz, kopyalanamaz, çoğaltılamaz, dağıtılamaz, içeriğinde herhangi bir değişiklik yapılamaz. Aksi taktirde bir hak ihlali söz konusu olduğunda; sosyalbilimler.org, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun ve 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun ilgili hükümleri gereğince maddi ve manevi tazminat davası açabilir. Ancak yazının bir bölümü, alıntılanan yazıya aktif link verilerek kullanılabilir. Her türlü alıntı (her müstakil yazı için) 200 kelime ile sınırlıdır. Alıntı yapılan metin üzerinde herhangi bir değişiklik yapılamaz. Bu metinde yer alan görüşler yazara aittir ve sosyalbilimler.org’un editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Sosyal Bilimler Haftalık E-Bülten Aboneliği

* indicates required

Yorum Yazın

sosyalbilimler.org’a Katkıda Bulunabilirsiniz.

sosyalbilimler.org'da editörlük yapabilir, kendi yazılarını yayımlayarak blog yazarımız olabilir veya Türkçe literatüre katkı sağlamak amacıyla çevirmenlik yapabilirsin. Mutlaka ilgi alanına yönelik bir görev vardır. sosyalbilimler.org ekibine katılmak için seni buraya alalım!

Bizi Takip Edin!

Sosyal Bilimleri sosyal ağlardan takip edebilir, aylık düzenlenen kitap çekilişlerimize katılabilirsiniz.