Sosyal Bilimler | Kayda Değer Akademik Metinler

Sosyal Bilimler

Hukukları Tanımlardan Kurtarmak | Sosyal Bilimler
Sosyal Bilimler

Hukukları Tanımlardan Kurtarmak

Bir kavram hakkında konuşmaya başlamadan önce genellikle onu tanımlamaya çalışırız. Bu nedenle hukuka giriş niteliği taşıyan kitapların çoğunda cevaplandırılmaya çalışılan ilk soru, hukukun ne olduğuna ilişkindir. Ne var ki yüz yıllardır sorulagelen “Hukuk nedir?” sorusu hâlâ tatmin edici bir yanıta kavuşmuş değil. Cemal Bâli Akal da Hukuk Nedir? kitabının kapağına işte bu soruyu taşıyor.

Kitabın başlığı sizi yanıltmasın. Çünkü kitabın sonunda “hukuk şudur” diyen, “bir” hukuk tanımına rastlamayacaksınız. Oscar Wilde’ın dediği gibi, “To define is to limit.”[1], “Tanımlamak sınırlamaktır.” Bir hukuk tanımı yaptığımızda zorunlu olarak hukuk kavramını yalnızca belirli bir çağ ve toplum ile sınırlamış, diğerlerini ise hukuk dışına itmiş oluruz. Bugün hukuka giriş kitaplarında yer alan ve hukuku modern devletten yola çıkarak “uyulması kamu gücüyle desteklenmiş kurallar bütünü” olarak ifade eden tanımın yaptığı da budur: Hukuku modern devletle sınırlayarak, modernite-öncesini ve özellikle başlangıç toplumlarını[2] hukuk dışında bırakmak.

Bu nedenle Akal, hukuku tek bir tanıma hapsetmiyor, çağlar boyunca değişmeyen, evrensel bir “hukuk”tan değil, aralarında herhangi bir hiyerarşi kurmaksızın farklı “hukuklar”dan söz ediyor. Ancak “hukuk”tan değil, “hukuklar”dan söz edilmesi ve bu hukukların çağdan çağa, toplumdan topluma değişiklik göstermesi, bütün bu farklılıkların arasında bir ortaklık bulunamayacağı anlamına gelmez. Aksi takdirde ne hukukları anlayabilmek ne de bir Hukukî Bilimden bahsetmek mümkün olurdu. Akal’ın Hukuk Nedir? çalışmasında yaptığı da işte bu farklı toplumlar arasındaki ortaklığı yakalayıp ortak bir hukukîlik modeli oluşturmak.

Akal “Hukukîlik nedir?” sorusunu kitabın girişinde açıkladığı üzere içkinci, adcı, özgür irade karşıtı, tarihî, antropolojik ve göreci bir yaklaşımla ele alıyor. Bu yaklaşımı ile yazar kendisini hukukun kaynağını aşkın veya insani bir iradede arayan tabii hukukçular ile iradeci pozitivistlerin karşısında konumlandırıyor. Kitapta belki de en çarpıcı nokta, çoğu zaman birbirlerine taban tabana zıt olduğu düşünülen bu iki yaklaşımın, yani tabii hukuk ile (iradeci) pozitivizmin, birbirlerinden sanıldığı kadar farklı olmadığının ortaya konulması. Zira her ikisi de hukukun bir sıfır noktasında, özgür irade tarafından yaratıldığının varsaymakta ve iradeyi belirleyen zorunlulukları görmezden gelmektedir. Buna karşılık Akal’ın özgür irade karşıtı yaklaşımında hukukun kendiliğindenliği vurgulanarak yasa koyucu bir irade arayışı reddedilir. Toplum karmaşıklaştıkça ortaya çıkan ve özgür sanılan iradeler de aslında zorunluluklar tarafından belirlenmiş, “kısmi” iradelerdir.

Çalışmanın sonunda Akal, hukukîliğin dört asli unsurunu ortaya koyuyor. Bunlar ister devletsiz isterse de devletli olsun bütün toplumlarda ortak olan unsurlar. Hukuk kavramına verilen anlam zaman ve mekâna bağlı olarak değişse de hukukîliğin bu asli unsurları sabit kalıyor. Bütün toplumlarda hukukun kaynağını, herhangi bir yasa koyucu iradeye dayanmadan kendiliğinden ortaya çıkan ve toplumu yönetenler/yönetilenler ya da erkekler/kadınlar olarak ayıran ilk eşitsiz güç ilişkisi oluşturuyor. Toplum karmaşıklaştıkça buna ilk güç ilişkisini gizleyen yeni güç ilişkileri ekleniyor ancak ataerkil nitelik taşıyan ilk eşitsizlik, varlığını sürdürmeye devam ediyor. İlk güç ilişkisine ve buna eklenen güç ilişkilerine dayalı hâkimiyet ya da hâkimiyetler yasanın güç kullanılarak uygulanması ile istikrar kazanarak ebedî bir Hakîkate dönüşüyor. Böylece Akal, hukukîliğin dört asli unsurunu (1) hukukun kendiliğindenliği, (2) yasa-uygulama ilişkisi ve güç kullanımı, (3) güç ilişkisine dayalı hâkimiyetin Hakîkate dönüşmesi ve (4) bu hâkimiyetin öncel ataerkil niteliği olarak sıralıyor.[3]

Kamu Hukuku/Özel Hukuk Ayrımı Ne Anlama Geliyor?

Kitapların önsözleri genellikle okurlarca ihmal edilen, okunmadan geçilen bölümlerdir. Bunun özellikle kurmaca eserlerde okurun kitap hakkında herhangi bir ön bilgi sahibi olmadan doğrudan yazarın kaleme aldığı metinle iletişim kurmak istemesi veya önsözün yalnızca yazarın teşekkür yazısından ibaret olması gibi anlaşılır nedenleri olabilir. Ancak Akal’ın Hukuk Nedir?  için yazdığı Önsöz kanaatimce özel bir ilgiyi hak ediyor.

“Temel Hukuk Eserleri” alt başlığını taşıyan Önsözde Akal, Fransa’da yayımlanan bir kitaptan yola çıkarak hazırladığı listeye yer veriyor. Listede meslekten hukukçuların eserleri kadar, meslekten hukukçu olmayan antropolog, sosyolog, siyaset bilimci ve felsefecilerin hukuk üzerine yazdıkları veya doğrudan hukuk üzerine olmasa da bir şekilde hukuk kuramını etkileyen eserleri de bulunuyor. Bu disiplin çeşitliliği, “Hukuk nedir?” ya da “Hukukilik nedir?” sorusuna cevap verebilmesi için hukukçunun kendi disiplininin dar kalıplarından sıyrılıp hukuka dışarıdan bakabilmesi gerektiğini gösteriyor.

Listede yer alan kitaplardan bir kısmı Türkçeye çevrilmişken, diğer bir kısmının henüz Türkçe tercümesi bulunmuyor. Akal, Türkçeye çevrilen kitapların çoğunun meslekten hukukçu olmayanlar tarafından yazıldığı, buna karşılık Türkçe tercümesi bulunmayan kitapların çoğunun meslekten hukukçulara ait olduğu bilgisini vererek Türkiye’deki hukukçuların hukukî kurama karşı ilgisizliğine dikkat çekiyor. Ayrıca yazar, kamu hukuku/özel hukuk ayrımının ne anlama geldiğini sorgulayarak oldukça tartışmalı olan bu ayrımın hâlâ sürdürülmesinin nedeninin alışkanlıktan değilse, hukukçuların büyük bölümünü kuramdan uzak tutmasından kaynaklandığını ileri sürüyor. Kamu hukuku/özel hukuk ayrımının sürdürülmesi ile özel hukuk disiplinleri, hatta bazı kamu hukuku disiplinleri “yasacılığa” hapsedilerek hukukî kuramın bütün yükü “yeterince hukukî bulunmayan” birkaç kamu hukuku disiplininin sırtına yüklenmiştir. Oysa Akal’ın belirttiği üzere her hukuk disiplininin hukukî kuramdan beslenmesi ve “Hukuk nedir?” sorusunu sorarak kendini anlamlandırması gerekmektedir. Bu noktada Akal, hukukî kuramın yalnızca belli kamu hukuku disiplinlerine ait olmadığını, Yorum Yöntemi ve Pozitif Özel Hukukta Kaynaklar[4] kitabının yazarı François Gény, Özel Hukuk Felsefesi[5] kitabının yazarı William Lucy, Roma Hukuku, Medenî Hukuk ve Uluslararası Hukuk dersleri vermiş Henry Sumner Maine ve her şeyden önce bir ticaret hukukçusu olan sosyolog Max Weber’den örnekler vererek kanıtlıyor. Bu örneklerin arasına pekâlâ Hukuk Nedir?’in kaynakçasında da yer alan Homo Juridicus: Hukukun Antropolojik İşlevi Üzerine Bir Deneme[6] kitabının yazarı, iş hukukçusu Alain Supiot’yu da ekleyebiliriz.

O hâlde hangi disiplin altında çalışmalarını yürütürse yürütsün, “yasacı” değil de “hukukçu” olma iddiası taşıyan kimsenin hukukî kuramı göz ardı etmesi düşünülemez. Gerçi yasa koyucuların ve uygulamacılarının yasacılıktan sıyrılarak hukuka dışarıdan bakmasını beklemek gerçekçi değildir. Ancak yine de hukukî kuram, hukukun kökenindeki güç ilişkilerini ve güç ilişkilerine dayalı hâkimiyetin yarattığı sözde Hakîkati ifşa ederek yasaları uygulamakla görevli olanların onlara körü körüne itaat etmek yerine temkinli yaklaşmasını ve böylece görece tarafsız ve bağımsız, demokrasinin temeli olan ifade özgürlüğünü koruyan bir hukuk uygulamasının yerleşmesini sağlayabilir.

Özetle Cemal Bâli Akal’ın son kitabı Hukuk Nedir?, basmakalıp cevaplardan sıkılan, ebedî ve değişmez Hakîkatlerin değil de şeylerin gerçek nedenleri peşinde olan ve “yasacılıktan” bir nebze olsun sıyrılmak isteyen her hukukçunun/hukukçu adayının mutlaka okuması gereken bir eser. Ancak Önsözde de belirtildiği gibi Hukuk Nedir? aslında yazarın daha önce kaleme aldığı Modern Düşüncenin Doğuşu[7], İktidarın Üç Yüzü[8] ve Varolma Direnci ve Özerklik[9] isimli kitapları temelinde gelişip şekillenmiş bir kitap. Akal, tekrara düşmemek adına bu eserlerinde dile getirdiği görüşlerine Hukuk Nedir?’de bütün ayrıntılarıyla yer vermemiş, göndermeleri dipnotlarla sınırlı tutmuş. Bu nedenle Hukuk Nedir?’i daha iyi anlamak için bu eserleri de göz önünde bulundurmakta fayda var.

Beyza Aka
Sosyal Bilimler / Yazar
beyza.aka@sosyalbilimler.org

Dipnotlar

[1]    Oscar Wilde, The Picture of Dorian Gray, Penguin Books, 2000, s. 187.

[2]    Cemal Bâli Akal, sömürgeci ve ayrımcı “ilkel” sözcüğü yerine başlangıç kelimesini kullanmaktadır (bkz. Cemal Bâli Akal, Hukuk Nedir?, 2. Basım, Zoe Kitap, İstanbul 2019, s. 33.).

[3]    Akal, s. 263-264; Ertuğrul Uzun, O. Vahdet İşsevenler, “‘Hukukun Bir Bilimi Yoksa, Hakimiyet ve Sözde Hakikatten Başka Ne Olabilir?’: Cemal Bâli Akal ile Söyleşi”, Pasajlar Sosyal Bilimler Dergisi, S. 1: Hukuk Düşüncesi, s. 59-60.

[4]    François Gény, “Méthode d’interprétation et sources en droit privé positif”, Librairie Générale de Droit et de Jurisprudence, Paris 1919.

[5]    William Lucy, Philosophy of Private Law, Oxford University Press, 2007.

[6]    Alain Supiot, Homo Juridicus: Hukukun Antropolojik İşlevi Üzerine Bir Deneme, Çev. Bige Açımuz Ünal, 2. Baskı, Dost Kitabevi Yayınları, Ankara 2014.

[7]    Cemal Bâli Akal, Modern Düşüncenin Doğuşu: İspanyol Altın Çağı, 7. Baskı, Dost Kitabevi Yayınları, Ankara 2016.

[8]    Cemal Bâli Akal, İktidarın Üç Yüzü, 8. Baskı, Dost Kitabevi Yayınları, Ankara 2016.

[9]    Cemal Bâli Akal, Varolma Direnci ve Özerklik: Bir Hak Kuramı İçin Spinoza’yla, 3. Baskı, Dost Kitabevi Yayınları, Ankara 2016.


Yasal Uyarı: Yayımlanan bu yazının tüm hakları sosyalbilimler.org‘a aittir. Söz konusu metin, izin alınmadan başka bir web sitesinde ya da mecrada kısmen veya tamamen yayımlanamaz, kopyalanamaz, çoğaltılamaz, dağıtılamaz, içeriğinde herhangi bir değişiklik yapılamaz. Aksi taktirde bir hak ihlali söz konusu olduğunda; sosyalbilimler.org, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun ve 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun ilgili hükümleri gereğince maddi ve manevi tazminat davası açabilir. Ancak yazının bir bölümü, alıntılanan yazıya aktif link verilerek kullanılabilir. Her türlü alıntı, (her müstakil yazı için) 200 kelime ile sınırlıdır. Alıntı yapılan metin üzerinde herhangi bir değişiklik yapılamaz. Bu metinde yer alan görüşler yazara aittir ve sosyalbilimler.org’un editöryel politikasını yansıtmayabilir.

Yorum Yazın

Haftalık E-Bülten Aboneliği




sosyalbilimler.org’a Katkıda Bulunabilirsiniz.

sosyalbilimler.org'da editörlük yapabilir, kendi yazılarını yayımlayarak blog yazarımız olabilir veya Türkçe literatüre katkı sağlamak amacıyla çevirmenlik yapabilirsin. Mutlaka ilgi alanına yönelik bir görev vardır. sosyalbilimler.org ekibine katılmak için seni buraya alalım!

Bizi Takip Edin!

Sosyal Bilimleri sosyal ağlardan takip edebilir, aylık düzenlenen kitap çekilişlerimize katılabilirsiniz.