Sosyal Bilimler

Bilimde Etik Tavrın Standartları: Özgürlük | Sosyal Bilimler
Sosyal Bilimler

Bilimde Etik Tavrın Standartları: Özgürlük

Bilim adamları, herhangi bir sorun veya hipotez üzerine araştırma yapmakta özgür olmalıdır. Yeni fikirler ortaya koyup eski fikirleri eleştirmelerine olanak tanınmalıdır. 

Bilim tarihindeki en büyük savaşlar bu prensibe dayanır. Galileo’nun, Bruno, Vesalius ve Sovyet genetikçilerinin savaşı, bilimde özgürlüğün öneminin en güzel örnekleridir. Özgürlük ilkesi pek çok açıdan bilimsel hedeflere ulaşmaya hizmet eder. Öncelikle, özgürlük; bilim adamlarının yeni fikirler üretmelerine ve yeni sorunlar üzerinde çalışmalarına olanak vererek bilimin ilerlemesinde önemli bir rol oynar. İkincisi, fikir özgürlüğü, bilimsel yaratıcılığı kamçılamakta önemli bir yere sahiptir (Kantorovich 1993, Shadish ve Fuller 1993). Bilimsel yaratıcılık, baskıcı, otoriter, aşırı planlı programlı ortamlarda can çekişir. Toplumlar, bilimsel araştırmaları sınırlar ya da belirli alanlara yöneltirlerse, bilimi zayıflatma riskiyle karşı karşıya kalırlar (Merton 1973). Üçüncüsü. özgürlük, bilim adamalarına eski fikirleri ve varsayımları eleştirme ve bu tür görüşlere meydan okuma olanağı tanıyarak bilimsel bilginin meşrulaşmasında önemli bir rol oynar. Tıpkı açıklık gibi özgürlük de, bilimin durağan, dogmatik ve taraflı olmasını önler (Feyerabend 1975). Son olarak, ahlâkın araştırma özgürlüğünün temeli olduğunu da belirtmeliyiz: Düşünce özgürlüğü, ifade ve hareket özgürlüğü araştırma özgürlüğünün göstergesidir. 

Özgürlük ilkesi bilim için çok önemli olsa da, belirli koşullarda özgürlüğe küçük sınırlamalar getirmenin gerekçelendirilebileceğini savunanlar olabilir. Bilimsel özgürlüğe getirilen sınırlamaları anlayabilmek için, eylemlerle, fonlara, yayınlara, düşüncelere ve tartışmalara getirilen sınırlamalar arasında ayrım yapmalıyız. Bu ayrımları anlamak önemlidir; çünkü bunların farklı etik ve ahlâki sonuçları vardır. Öncelikle, pek çok araştırma bilim adamlarının tavrına bağlıdır ve bu tavırlar, bilim adamlarının insanlara zarar vermemesi ya da bu insanların haklarının ihlal edilmemesi için sınırlandırılabilirler. Özgürlüğün en güçlü savunucuları bile benim özgürlüğümün başladığı yerde karşımdakinin özgürlüğünün bittiğini kabul ederler. İnsanlara zarar veren ya da onların özgürlük haklarını ihlal eden bilim adamlarının araştırma yapmalarını önlemek için geçerli ahlâki nedenler vardır. Pek çok bilim adamı, insanların araştırmalarda kullanılmasındaki protokolleri bilimsel özgürlüğe getirilen önemli ve can sıkıcı sınırlamalar olarak görmezler. 

İkincisi, araştırmaların çoğu, bilim adamlarının devlet acentalarından, işyerlerinden, özel kuruluşlardan, üniversitelerden ya da silahlı kuvvetlerden aldıkları büyük miktarda paraya dayanır (Dickson 1984). Acentalar fonlarını müşterilerinin isteklerine göre tahsis ederler: İşyerleri kâr elde etmek için fon tahsis ederler, devlet acentaları Meclis’e ve halka hesap vermek zorundadır, vs. Bütün bu siyasi ve ekonomik gerçekleri göz önünde bulundurursak, genellikle fon kararlarının araştırmaları sınırladıklarını görürüz; fona dayanmayan araştırmalar tamamlanmamaktadır. Fon elde etmedeki başansızlık bilimsel özgürlük için önemli bir sınırlama olarak mı görülmelidir? Muhtemelen hayır. Bu fon kararları araştırmaları engellese de, bilim adamları en gözde projelerini fonla desteklemek için sahte çek yazmanın meşru olduğunu iddia edemezler. Fon desteği bir hak değil, ayrıcalıktır. Fon alamayan bilim adamlan. fikirlerini tartışmayı sürdürmekte ya da daha sonra fona başvurmakta özgürdür. Bilimsel yaratıcılığı körükleyen ortamlar yaratmak için bilimsel araştırmalara fon desteği sağlamak toplumlar için önemli olsa da, belirli bir projenin böyle bir fon desteği alamaması bu ortama ciddi zararlar vermez.

Araştırmalara getirilen bazı sınırlamalann önemle üzerinde durulmalıdır, çünkü bunlar bilime önemli zararlar verebilir. Lysenkoizmin Sovyetler Birliği’ndeki yükselişiyle, bilim adamlarının Lysenko’nun görüşlerine ters düşen fikirler ortaya koymaları, makaleler yayımlamaları önlendi. Mendel genetiği gibi Lysenko’nun karşı çıktığı görüşleri öğretmeleri hatta tartışmaları engellendi. Sansürler, moratoryumlar ve bilimsel fikirlerin tartışılmasına getirilen diğer sınırlamaların bilim üzerinde zararlı etkileri olabileceğinden ve bütün bunlar temel hak ve özgürlükleri ihlal edebileceğinden bilimde bu tür sınırlara izin vermemek için yeterli nedenimiz var demektir. Ancak bilimdeki bu çok ciddi sınırlamalar, bazı çok kötü koşullarda bile gerekçelendirilebilir. Örneğin, araştırmaların ulusal güvenliği korumak için sansürlenmesi gerektiğini ve bazı kötü toplumsal sonuçların önüne geçmek için insan embriyolarının klonlanması gibi bazı araştırma türlerinin yasaklanması gerektiğini savunanlar olabilir. Araştırma özgürlüğü, genellikle bilim adamlarının ve toplumun, başka toplumsal hedeflerle bilimi ilerletme hedefleri arasında bir denge kurmalarını gerektirmektedir (Cohen 1979).

David B. Resnik, Bilimsel Etik, Çev. Vicdan Mutlu, Ayrıntı Yayınları, 2004, s. 91-93

Sosyal Bilimler Haftalık E-Bülten Aboneliği

* indicates required

Yorum Yazın

sosyalbilimler.org’a Katkıda Bulunabilirsiniz.

sosyalbilimler.org'da editörlük yapabilir, kendi yazılarını yayımlayarak blog yazarımız olabilir veya Türkçe literatüre katkı sağlamak amacıyla çevirmenlik yapabilirsin. Mutlaka ilgi alanına yönelik bir görev vardır. sosyalbilimler.org ekibine katılmak için seni buraya alalım!

Bizi Takip Edin!

Sosyal Bilimleri sosyal ağlardan takip edebilir, aylık düzenlenen kitap çekilişlerimize katılabilirsiniz.