Sosyal Bilimler | Kayda Değer Akademik Metinler

Sosyal Bilimler

Sosyal Bilimler Platformu'nun Hikayesi | Sosyal Bilimler
Sosyal Bilimler

Sosyal Bilimler Platformu’nun Hikayesi

Bu çalışma 10 Ağustos 2015’de yayın hayatına başlayan sosyalbilimler.org Platformu’nun kurulma aşamasından bugüne kadar yaşanan süreçleri, karşılaşılan durumları anlatmak üzere hazırlanmıştır.

Sosyal Bilimler’den Para Kazanmak

Bu platform kâr amacı gütmese de kâr amacı güdülen bir sosyal bilimci tarafından sanal dünyaya getirilmiş. Şöyle ki; Türk milletinin huyudur, “Yarın değerlenir” mantığıyla herkesten önce birileri bazı aksiyonlar alır ve aldığı aksiyonun karşılık bulacağı günü bekler. 2012’nin Mart ayında sosyalbilimler.org domain adı bugün bir üniversitede araştırma görevlisi olan muhterem tarafından cüzî bir tutara alınır ve tabela asılır; “Satılıktır! İletişim; …” Site, deyim yerindeyse 3,5 yıl yatar. Kimse dokunmaz. 3,5 yılın sonunda “Satılık” ilanını gören ben site sahibi ile irtibata geçip kısa bir “pazarlık” sonrasında siteyi satın alırım. Muhterem, Sosyal Bilimler’den para kazanmış olur, biz de gelecek vaat eden bir domain almış oluruz.

Amacın Site Yapım Aşamasında Ortaya Çıkması

Modern dünyanın tam ortasında, yaşam koçluğu ve kişisel gelişim gibi alanlarda sıkça karşılaşılan “Amacını belirle ve yola çık!”, “Amacı belli olmayan bir gemiye hiçbir rüzgar yardımcı olmaz.” gibi lafların bulunduğu ortamda amaçsız bir şekilde yola çıktım. Siteyi alırken de bir amacım yoktu. Sitenin tasarım aşamasında “Hakkında” kısmında belirttiğimiz amaç ortaya çıktı; konu bazlı ve sosyal bilimci bazlı index oluşturmak. Bunun Türk akademi dünyasında büyük bir eksiklik olduğunu dile getirmek doğru olmaz. Ama elde olanların çok verimli kullanıldığı da şüphelidir. Mesela bu platforma amaç bakımından en yakın olan sanal mecralardan biri Academia.edu Platformu. Bu platformdan haberi olmayan Türkiye’de yüzlerce sosyal bilimci var. Haberi olsa dahi çalışmasını oraya koymaya üşenen bir yığın sosyal bilimci var. Bir kesim var ki çalışmalarını hiçbir şekilde yayımlamamaktan yana; YÖK’ün Ulusal Tez Merkezi dahil. Böylesi bir ortamda Sosyal Bilimler Platformu Academia Platformu ile rekabet içinde ol(a)mayacak olsa da yayın hayatında olması sosyal bilim camiası için bir avantajdır.

Aynı minvalde diğer bir örnek YÖK’ün Ulusal Tez Merkezi. Tez Merkezi’nde Ağustos 2015 verisine göre 395 bine yakın akademik çalışma bulunmaktadır. Elbette bunun hepsi sosyal bilim alanında değil. Ve her araştırmacı için bu mecra bulunmaz bir nimet. Fakat Sosyal Bilimler Platformu’nun buradan farkı ve avantajı belirli aralıklarla sosyal bilimcilerin çoğunlukla online olduğu sosyal medya ortamlarında yayın yapıyor olmasıdır. Bu bir açıdan çalışmanın reklamını yapmak gibi bir durum. 2005 yılında X üniversitesinin Y enstitüsü dergisinden yayımlanan çalışma çoğu kez o yılda kalmaya mahkumdur. İhtiyaç duyulursa ve teknik imkanlar buna müsaade ederse  bugüne de taşınabilir. Teknik imkandan kastım SEO olarak bilinen arama motoru optimizasyonu meselesidir. Türkçesi; söz konusu çalışma arama yaptığınız anahtar kelimeler sayesinde Google veya başka bir arama motoru tarafından bulunuyor mu?

Bir örnek vermek gerekirse, “Sosyal Bilimleri Yeniden Kurgulamak: Avrupa – Merkezci Yaklaşımların Aşılması Çabaları” başlıklı makalenin yayımlanmış olduğu link aşağıda bulunmaktadır;

www.journals.istanbul.edu.tr/iusosyoloji/article/view/1019013203/0

Bu makale bu platformda yayımlandı ve linki şu şekilde;

www.sosyalbilimler.org/sosyal-bilimleri-yeniden-kurgulamak-avrupa-merkezci-yaklasimlarin-asilmasi-cabalari

Arama motorlarının hangisini daha kolay bulacağı ve sosyal bilimcilerin iki link arasında kaldığında hangisini öncelikle tercih edeceği aşikardır. Bir diğer avantajı da bu platformda her yazının yayımlanmayacak olması, seçilen yazıların ince elenip sık dokunuyor olmasıdır.

Bu amaçların yanında, Sosyal Bilimler Platformu kendi ekibinin ortaya koyacağı çeviri çalışmaları, yeni makaleler, söyleşiler, kitap – dergi kritikleri ve belgesel çalışmaları ile birlikte Türkçe literatüre katkı sağlama amacı gütmektedir.

Index oluşturabilme amacı 5 yılda da gerçekleşebilir 10 yıl geçse de gerçekleşmeyebilir. Fakat Sosyal Bilimler Platformu literatüre katkı sağlamaya her daim devam edecektir.

Gelen Tepkiler ve Akademi Camiasına Genel Bir Bakış

Platformda makale yayımlamak görüldüğü gibi kolay bir mevzu değil. Telif hakkı ve sosyal bilimcinin emeği konusunda oldukça hassas olmamız platforma içerik ekleme noktasında bizi yavaşlatmaktadır. Aslına bakılırsa acelemiz de yoktur. Sürecin nasıl işlediğini kısaca şöyle anlatabilirim;

  1. Editör sitede yayımlanabilecek nitelikte bir yazı bulur.
  2. Çalışmayı okur ve içerikte yer alabilecek herhangi bir cümlenin sorun yaratıp yaratmayacağını inceler. Bu aşama genellikle alenen ve akademik üsluptan uzak bir şekilde şahıs ve kurumlara hakaret etme durumunu sorgulama kısmıdır, zira hakaret etmek eleştirmek değildir. Aleni bir şekilde aktüel siyasete giren yazı kabul edilmez. O vazifeyi yerine getiren milyonlarca mecra zaten vardır. Akademik üslup ve sosyal bilim jargonu ile yapılan aktüel siyasete ilişkin yorumlar değerlendirilir ve yayımlanır.
  3. Yazar ile bu konuda irtibata geçilir ve kendisinden yazısının sitede yayımlanması hususunda izin istenir.
  4. Yazarın izni alınırsa söz konusu makalenin yayımlanmış olduğu dergi, kitap editörü ile irtibata geçilir ve kaynak gösterilmek suretiyle söz konusu çalışmanın yayımlanması hususunda izin istenir.
  5. Editörden de onay gelirse ilgili çalışma yayımlanır.

Editörlerin ne zaman dönüş yapacağını kestirmek zordur. Platform editörü, makale yazarı ve mecra editörünün arasındaki iletişim bazen 3 hafta sürebilmekte. Hatta 1 ayı bulan onay süreçleri söz konusu olabiliyor.

Böylesi bir platformun kurulmasından bahsedildiğinde yurt dışındaki bir akademisyen hariç konuştuğumuz, irtibata geçtiğimiz her akademisyen durumu olumlu karşıladı, destek vermek istediklerini, birebir de görüşebileceklerini, her daim yardımcı olabileceklerini dile getirdiler. Hepsine teşekkür ederiz.

Bu aşamada dikkat çeken birkaç mevzuyu dile getirmeliyim…

Akademideki unvan yükselmelerinde kullanılmak üzere çeşitli puanlama yöntemlerinin olduğu malum. Bir sosyal bilimcinin, hakemli dergide makale, kitap kritik yazısı, takdim yazısı gibi farklı alanlarda üretim ortaya çıkardığında farklı puanlar “kazanabilme“si söz konusu. Hal böyle iken akademisyenlerin yükselmesi için ortada epeyce bir hakemli dergi olması gerekmektedir. Bu noktada işin kolayına kaçılmış gibi sanki. Basılı dergi çıkarmak hem zahmetli hem de masraflı bir iş. Dergi basmak yerine bir e-derginin hazırlanması daha kolay ve pratik, şüphesiz. Fakat durum şöyle gelişmeye başlıyor; akademisyenler kendi arkadaşlardan oluşan bir hakem kurulu ayarlar, bu genellikle sınır komşusu şehirdeki üniversite hocaları ile daha samimi oldukları diğer üniversitelerdeki akademisyenler olur. Sonuç ise; memleketteki üniversitelerin (en az) enstitüleri kadar e-dergi ortaya çıkmasıdır. Sanal mecra dergiciliğine karşı değilim veya internet mecrasında üretim yapılmasına da karşı değilim. Öyle olmasa bu platformu kurmazdım. Ama böylesi kurulu bir düzenin, nitelikli akademi için atfedilmesi gereken ilkelerle uyuşmadığını düşünmekteyim. Bu platform için “Siz burayı aylık / üç aylık e-dergi yapsanız, acayip iş yaparsınız” diyen akademisyenlerin var olması beni tedirgin etmekte.

Akademisyen yazdığı yazıdan çekinir mi? Ortaya çıkmasından utanır mı? Bu süreçte sanırım biraz da buna şahit oldum. “Aman millet ne der, başıma bir şey gelir mi?” tedirginliği akademisyen için olacak en son ruh halidir sanırım. Geçerli bir sebep sunamadığı için izin meselesini editöre atan, editörün de yayın kuruluna attığı, yayın kurulunun da falanca tarihteki toplantıda enstitüden şu şu kişilerle görüşüldükten sonra size dönüş yapılacak diye yanıt verdiği bir olaylar silsilesinden bahsediyorum. Bu da iç açıcı bir durum değil maalesef. Bir akademik çalışma yazarı tarafından, kitap haline getirilme durumu istisna olmak koşulu ile neden bir yerde yayımlanmak istenmez ki?

Makalesi için irtibata geçmiş olduğum bir akademisyenden şu minvalde bir e-posta aldım; “Çalışmanızı desteklemekle birlikte makalenin orijinalde yayımlandığı yerde gördüğünüz üzere makalenin gösterim sayısı ve indirme sayısına dair istatistiki bilgiler mevcut. Siz benim makalemi kendi sitenize koyarsanız oradaki istatistiği bozmuş olursunuz ve siz ziyaretçi kitlesini ikiye bölmüş olursunuz. Bu sebeple makalemin yayımlanmasını istemiyorum.” Soru: sosyal bilimcinin akademik çalışma üretmesindeki amaç nedir?

Sosyal Medyada Takip

Sosyal Bilimler Platformu yine bir sosyal medya alanı olan Facebook’da, kurulmasından 48 saat sonra 500 kişiye ulaşmıştı. Birinci ayını doldururken (12 Eylül 2015) bu sayı 1700’e yaklaşmakta. Facebook’da durum bu iken sosyal bilim camiasının daha sık olduğu Twitter’da çok daha az bir sayıdayız; 140 karakterlik ortamda 140 takipçi. Bu mecradaki takipçi sayımızın az olması bizim yeterli ilgiyi gösterememizden kaynaklanmaktadır. Ticari kaygımız olmadığı gibi takipçi sayımızı arttırmak gibi bir derdimiz de yoktur. Lakin çalışmalarımızın daha fazla kişiye ulaşması, bilinirliğinin artması hem bizim açımızdan hem sosyal bilim camiası açından daha hayırlıdır.

Yalnız Çıkılan Yolda Yeni Dostlar Edinmek

Bu hep böyledir. Her başlangıç zordur. Zorlukların üstesinden gelebilmek noktasında yola çıkanın destekçileri, ekip arkadaşları, yol arkadaşları vardır. Onlar olmadan hakikaten zor olur. Zaman geçtikçe bir Sosyal Bilimler Ekibi oluşmaya başladı. Ekipte kimlerin olduğuna şuradan bakabilirsiniz. Ama bu zorlu yolda daha fazla yol arkadaşına ihtiyacımız var. Ve bunun için bir duyuru yapmayı ve sitemizde vazife almak isteyen kişilerle irtibata geçmek istedik. Bunun için de şu sayfaya bakabilirsiniz.

Platformdaki Yenilikler

Site açıldıktan 21 gün sonra 1 Eylül 2015’de bir yenilenme aşamasına girdi. Kısa bir süre olarak gözükebilir. Ama bu işler biraz da böyle yürüyor. Süreç içerisinde, adım attıkça oturmaya başlıyor.

Logo değişikliğine gittik. Geleneksel Türk çay bardağı altlığı üzerine Starbucks kahve bardağı aynen kaldı. O bizim ikonumuz. Soldaki eski logomuz, sağdaki yeni logomuz. Logo için Sosyal Bilimler Platformu’nun Genel Yayın Koordinatörü ve Web Geliştirme kısmından sorumlu Ahmet Burak Bal’a teşekkür ederim.

logo-degisimi

Eski arayüzümüz amacımıza çok uygun değildi. Şimdiki arayüzümüz bu amacımıza daha uygun. Özellikle sitenin tam ortasında bulunan arama butonu index mevzusuna hayli uygun. Yapılacak arama ile makale, yazar, konu ve yorumlarda arama yapılabilecektir.

arayüz

Çalışmaların künye kısmı en önem verdiğimiz ve sosyal bilimciler tarafından aranan bölümlerden biriydi. Onu da aşağıdaki resimde gösterildiği gibi çözdük. Yazar Adı, platforma özel e-posta adresi (yazarın şahsi e-posta adresine yönlendirilmiştir), çalışma daha başka bir mecrada yayımlanmış ise o mecranın adı ve üzerine tıklanıldığında orijinal kaynağa giden bir link kısmı (söz konusu çalışma ilk defa bu platformda yayımlanmış ise Sosyal Bilimler yazmaktadır) ve ilgili çalışmayı .pdf formatında indirebilmek için gerekli alt yapı kurulmuştur.

yazı sayfası

Bu süre içerisinde yalnızca arayüz değil hosting firmamızı da değiştirdik. Domainimizi de host firmamıza taşıdık. Bu süreçler de beklemediğimizden daha zorlu oldu.

Platform için sıkça sorulan sorulardan oluşan bir “Hakkında” kısmı oluşturulmuştur.

Zaman geçtikçe platform daha da gelişecektir. Yapılacak çok iş var. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere…


Talha Dereci
Sosyal Bilimler Platformu
Kurucu & Genel Yayın Yönetmeni
editor@sosyalbilimler.org

1 yorum

Haftalık E-Bülten Aboneliği




sosyalbilimler.org’a Katkıda Bulunabilirsiniz.

sosyalbilimler.org'da editörlük yapabilir, kendi yazılarını yayımlayarak blog yazarımız olabilir veya Türkçe literatüre katkı sağlamak amacıyla çevirmenlik yapabilirsin. Mutlaka ilgi alanına yönelik bir görev vardır. sosyalbilimler.org ekibine katılmak için seni buraya alalım!

Bizi Takip Edin!

Sosyal Bilimleri sosyal ağlardan takip edebilir, aylık düzenlenen kitap çekilişlerimize katılabilirsiniz.