Sosyal Bilimler

Uygulamalı Sosyal Bilim ve Olanakları | Sosyal Bilimler
Sosyal Bilimler

Uygulamalı Sosyal Bilim ve Olanakları

Sosyal bilimler temel olarak üç ana edime ayrılabilirler:

İlk edim kuram veya okuma eylemidir. Bir sosyal bilimci mutlaka okumak durumundadır. Bu okumalar genel kuramsal okumalar, tarihsel metinler ya da çalıştığı alanlarda yapılmış olan alan çalışmaları olabilir. Bir sosyal bilimci için olmazsa olmaz en önemli unsurlardan birisi okumaktır. Hatta okuma işini daha da arttırarak çalıştığı konuları kendisine dert edinmiş olan edebi metinleri ya da alanında önemli kişilerin otobiyografi, biyografi veya anılarını da okuması gerekir. Neyse burada derdimiz sosyal bilimcinin okuması değil yapması gereken edimlerdir.

Sosyal bilimin ikinci önemli edimi araştırmadır. Sosyal bilimsel araştırma okuma eylemiyle beraber sosyal bilim yapmanın temel unsurudur ve okumaktan çok daha kritik bir konuma sahiptir. Sosyal bilimsel araştırma yapmadan bir kişi sosyal bilimci olduğunu iddia edemez. Pek çok kişi sadece sosyal bilimsel kitaplar okuyarak sosyal bilimci olunabileceğini zanneder; bu tümüyle yanlış bir düşüncedir<fn>Burada bir parantez açmak gerekebilir okumanın da sosyal bilimsel araştırma olduğu kimi durumlar vardır. Mesela bir edebî metin üzerine söylem araştırması yapan bir araştırmacı ya da tarihsel metinleri okuyup, çevirip, yorumlayıp ondan yeni bilgiler türeten bir tarihçi de sosyal bilimsel araştırma yapmaktadır.</fn>.Okuma edimi sayesinde sadece sosyal bilimsel bilgi sahibi bir kişi olunabilir. Sosyal bilimsel araştırma nicel ve nitel olarak iki ana başlık altında değerlendirilir ve en genel tanımıyla bilimsel bilginin üretim sürecini tanımlar. Sosyal bilimsel araştırma ile uygulamalı sosyal bilim ülkemizde sıklıkla karıştırılmaktadır. Ülkemizde uygulamalı sosyal bilim hiç bilinmediği için ya da ciddiye alınmadığı için pek çok sosyal bilimci yaptıkları araştırmaları uygulama olarak tanımlamaktadırlar. Bu aslında büyük bir yanılgıdır ve hem araştırma yapmaya hem de uygulamalı anlayışın gelişmesine büyük bir zarar vermektedir.

Üçüncü edim olarak da aslında temel meselemizi oluşturan uygulamadır. Uygulamalı sosyal bilim çoğunlukla tam olarak tanımlanamayan ve yukarıda anlattığım zaman zaman sosyal araştırma zaman zaman da sosyal pratisyenliklerin <fn>Sosyal pratisyenlik hukuk, eğitim, sosyal çalışma, psikoloji, gerontoloji, aile danışmanlığı, hemşirelik gibi alanları kapsamaktadır. Bu alanlarda özel eğitim almış kişilerin tek tek bireylerle görüşerek onlara yardımcı olmaya çalıştığı alanlardır. Amaç adaleti sağlamak, insanlara kimi bilgilerin aktarılmasını için çabalamak, evlilik veya çocuklar hakkında danışmanlık yapmak gibi pek çok farklı meseleyi kapsayabilirler. Etkileri çoğunlukla bireysel ya da küçük gruplar üzerindedir. Uygulamalı sosyal bilimciler zaman zaman sosyal pratisyen olarak alanda yer alabilirler ya da sosyal pratisyenler alandaki deneyimlerini kuramsal çalışmalarla destekleyerek uygulamalı sosyal bilim edimini gerçekleştirebilirler ama yine de bu iki alanı birbirine karıştırmamak gerekir diye düşünüyorum.</fn> içerisine konulan hibrit bir sosyal bilim edimidir. Uygulamalı sosyal bilim değişimi amaçlar, şimdiye kadar üretilmiş olan bilimsel birikimi dünyayı daha “iyi” bir hale getirmek için kullanmaktır amacı. Sadece akademinin içerisinde sıkışmış olan bilgiyi onun duvarlarının dışına çıkararak bir nevi özgürleşmesini sağlar. Uygulamalı sosyal bilimlerin yaptığı araştırmalar çoğunlukla sorun-yönelimlidir ve bu sorunların çözümlenmesi için uygulanabilecek yolları arar. O yüzden sosyal araştırmalar içerisinde en önemli yol arkadaşı eylem araştırmalarıdır ama diğer araştırmaların verilerini de kendi sorunun tanımlamak ve çözümlemek amacıyla kullanır. Doğal olarak bir sorunu belirlerken ve ona araştırmalardan gelen veriler sonucunda çözümler ortaya koyarken politikadan ve etikten ayrı bir yere konumlanamaz. Her sorun ve çözüm kuramsal arkaplanlara ve kuramsal arkaplan da zorunlu olarak politik ve etik konumlara yol açar. Kadına yönelik şiddete karşı bir eylem araştırması yapan birisi bu meseleye feminist bir açıdan da yaklaşabilir, feminist olmayan bir açıdan da. Ama bu kuramsal ve politik kabullenişler ortaya konan çözüm yollarında farklılıklara sebep olur. Daha modernist ve işlevselci konumda yer alan birisinin kadın şiddetinin modern insana yakışmadığı ve çözümünü de kadınları eğitmek ve şiddet uygulandığında nerelere sığınabileceklerini söylemek olduğunu iddia edebilir. Feminist konumdaki birisi ise kadınların öz savunma haklarının olduğunu ama bunun bir şiddet döngüsüne yol açacağı için erkekleri şiddet kullanmamaya ikna etme eğitimlerinin daha faydalı olacağını düşünebilir. Uygulamalı sosyal bilimde politika ve etikten sonra bir başka önemli konu pedagojidir. Çünkü uygulamalı sosyal bilimlerin vardıkları çözüm yolları eninde sonunda bir eğitim programına bağlanır. Ve burada eleştirel bir eğitim anlayışı devreye girer. Özellikle yetişkinlere yönelik eğitim modüllerinin hazırlanması ve bunların uygulanması daha da ötesi varılan araştırma sonuçlarının insanlara ulaştırılabilmesi için pedagoji en önemli ayaklardan birisidir. Uygulamalı sosyal bilim yapmaya en uygun iki dal sosyoloji ve antropolojidir ki zaten bu yaklaşım bu iki disiplin içerisinden türemiştir. Siyaset bilim, iktisat, dilbilim ve iletişim çalışmaları hemen bunların ardından gelerek uygulamalı alanları desteklemiştir. Yukarı da değindiğimiz sosyal pratisyenlikler pedagoji, hukuk, psikoloji, sosyal çalışma, aile danışmanlığı yanında; tıp alanında hemşirelik, psikiyatri ve halk sağlığı; mühendisliklerde de mimari, kent planlamacıları, çevre mühendisleri; felsefede de özellikle ethik, estetik ve politika gibi sosyal ilgilere yakın alanlardan da destek görmüştür. Çağımızda disipliner ayrımların gittikçe belirsizleşmesi ve alanda çalışan kişiler için birer yük haline gelmeye başlaması disiplinler-üstü (meta-discipline) bir yaklaşımı gerekli kılmaktadır.

Uygulamalı bir sosyal bilimin temel ilkeleri ne olmalıdır:

  1. Uygulamalı bir sosyal bilim sorun-çözmeye yönelik olmalıdır. Toplumsal bir sorunun belirli sınırlar dahilinde bir çözüme kavuşturulması veya en azından çatışmasızların azaltılmasını amaç edinmelidir. Belirli sorunlara koşullar çerçevesinde belirli tanılar konulur ve değişim amaçlanır.
  2. Uygulamalı sosyal bilim edimi her ne durumda olursa olsun toplumsal değişimin olabileceğini ve bilimsel bir müdahale ile bunun daha nitelikli ve etkili bir değişim olacağını kabul eder. Eğer bu kabullenme olmazsa zaten herhangi bir uygulamanın yapılmasının ya da yapılmaya çalışımasının anlamı olmaz.
  3. Her sosyal bilimsel konu gibi uygulama alanın da kuramsal ve dolayısıyla politik bir arkaplanı olmalıdır ki bu kabulleniş onun uygulama biçimlerini etki edebilsin. Tüm bu konumlanmalar uygulamanın niteliğini değiştirecektir. Etik ilkelere tanımlanmalıdır çünkü haklarında belirli kanılara varılacak olan kişi ve grupların üstünde bir iktidar uygulamamak önemli bir ilke olarak yer almalıdır.
  4. Uygulamalı sosyal bilim mikro (küçük) ile makro (büyük) toplumsal alanlar arasında sürekli bir salınım içerisinde faaliyet gösterir. Ve çoğunlukla mezzo (orta) alan olarak tanımlanan muğlak alanda iş görür. Toplumsal sorunlar evrensel olsa da onların coğrafi, kültürel, sosyal ilişkiler arasındaki yansımaları farklı biçimler ve koşullar alabilmektedir. Sorunlara çözüm arayışında mikro alan çoğunlukla sosyal pratisyenlere kalırken, makro alan politika üreticilerine kalmaktadır. Mezzo alan o alanın ağlarını çözümleyip, değiştirebilecek olan uygulamalı sosyal bilimcilere kalmaktadır.

Peki uygulamalı sosyal bilimciler alanda hangi görev ve pozisyonlarda çalışmaktadırlar:

  1. Organizasyon geliştiricisi ve danışmanı.
  2. Sosyal etki değerlendiricisi.
  3. Topluluk organizatörü
  4. Arabuluculuk/Çatışmalara çözüm üreten
  5. Program geliştirici ve değerlendirici
  6. Danışman veya sosyoterapist.
  7. Eğitimci veya öğretmen
  8. Avukat

Peki uygulamalı sosyal bilimciler hangi konularda çalışabilirler:

  1. Yoksulluk, işsizlik ve iş yaşamındaki sorunlar. Emek sömürüsüne ve kaynaklara ulaşılamamasına karşı tüm herkesin eşit imkanların sağlanması.
  2. İnsan hakları ve ihlâllerine dair sorunlar. Özellikle devlet temelli şiddete karşı kampanyalar. İşkencenin, gözaltında ölümlerin ve soykırımın önlenmesi.
  3. İnsan yapımı unsurların çevreye etkileri ve hayvan haklarına dair sorunlarla mücadele. Çevrenin tahribatının engellenmesi ve sürdürebilir doğa politikalarının geliştirilmesi. Hayvanların insan köleliğinden çıkarılıp, özgürleştirilmeleri.
  4. Kent ve kent yaşamına dair sorunlar. Yoksulların yaşadığı yerlerde alt yapı sorunlarının giderilmesi, doğayı tahrip eden şehirleşmenin durdurulması, herkesin ulaşabileceği kamusal alanların yaratılması, daha az araba ama daha çok toplu taşıma ve bisikletin yaygınlaştırılması.
  5. Etnik gruplar ve azınlıklara dair sorunlar. Irkçılığa karşı mücadele. Var olan önyargıların azaltılıp etnik ve kültürel grupların arasındaki iletişimin arttırılması. Uluslar arası ve ulus içi göçlerle gelenlere karşı ortaya çıkabilecek sorunlarla mücadele edilmesi.
  6. Uyuşturucu kullanımı, alkol, sigara kullanımı sorunlarıyla mücadele edilmesi. Sağlık kurumlarına herkes için ulaşılabilir olmasınınn sağlanması. Temel sağlık bilgilerinin yaygınlaştırılması.
  7. Eğitim ve sosyalleşme sorunları. Ayrımcı, cinsiyetçi, ırkçı, sınıfçı, türcü müfredatla mücadele edilmesi ve alternatiflerinin yaygınlaştırılması.
  8. Toplumsal cinsiyet eşitsizlikleri ve cinsiyet temelli şiddetin önlenmesi. Kadınların istihadamının ve eşit işe eşit ücret ilkesinin sağlanması.
  9. Heteroseksüellik-dışı cinsiyet kimliklerine ve cinsel pratiklere yönelik ayrımcılıkla mücadele.
  10. Suçun önlenmesi ve suçlularla etkileşime yönelik sorunlar.
  11. Yaşlılığa ve yaşlılara yönelik çalışmalar. Yaşlıların sosyal hayatın içerisinde daha fazla yer almasının sağlanması.
  12. Çocuklara yönelik şiddet ve istismar sorunlarıyla mücadele edilmesi.
  13. Medya ve diğer tüketim alışkanlıklarına yönelik çalışmalar.

Uygulamalı sosyal bilim uygulamaya, pratiğe ve eyleme yönelik bir çalışma edimi olduğu için kuramsal kabullenişleri onun aynı zamanda politik ve ethik kabullenişlerinin de temelini sağlarlar. İşlevselci kuramsal kabuller uygulama alanına ve onun politikasına daha korumacı ve eksikliklerin giderilemsi açılarından yaklaşırlar. Eleştirel ve radikal kuramsal açılar ise uygulamaya dönüştürücü hatta zaman zaman yıkıcı bir açıdan yaklaşırlar. Eleştirel ve radikal uygulamalı sosyal bilimciler kimi zaman bir eylemciye dönüşerek toplumsal hareketlerin içerisinde dahi yer alabilirler. Hayvan sorunları üzerine araştırma yapan bir uygulamalı sosyal bilimci eğer işlevselci bir anlayışa sahipse mezbahalarda hayvanların acı çektirilmeden öldürülmesi için ya da kent ortamında sokak hayvanların barınaklara alınması (ve belli bir süre sonra acısız bir biçimde öldürülmeleri) için çalışabilir. Ama eleştirel ve radikal açıdan bakan uygulamalı sosyal bilimci insan ve hayvan arasında konulagelen ontolojik ayrıma karşı çıkarak, bunun hayvanların sömürülmesi için oluşturulan bir inanç olduğu sonucuna varabilir. Ve vejeteryan veya vegan bir yaşam tarzının yaygınlaştırılmasından, hayvanat bahçelerinin veya sirklerin kapatılası için mücadele edilmesine kadar çeşitli konularda çalışmalar yürütebilir. Uygulamalı sosyal bilimci ile eylemci arasındaki fark zaman zaman yok olabilir.

Akademinin sorunsallaştırılması ve özellikle ülkemizde içerisinin boşaltılması, üniversiteden mezun olan işsiz bir sosyal bilimci kuşağının yetişmesi ve bu mezunların bir şeyler için mücadele eden, eylemci kişiler olması ülkemizde uygulamalı bir sosyal bilimin olanağını açabilir. Bilimin ve bilginin sadece belirli kişilerin anlayabileceği, duvarlarla çevrili bir ürün olmasının ötesine geçerek değişime yönelik bir araç olmasını sağlamak bizim görevimiz. Bunu da uygulama ve eylemle sağlayabiliriz.

Tolga Ulusoy
Sosyal Bilimler Platformu, Blog Yazarı
t.ulusoy@sosyalbilimler.org

Yasal Uyarı: Yayınlanan bu yazının tüm hakları Sosyal Bilimler Platformu’na (www.sosyalbilimler.org) aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazının bir bölümü, alıntılanan yazıya aktif link verilerek kullanılabilir. Her türlü alıntı, (her müstakil yazı için) 200 kelime ile sınırlıdır. Alıntı yapılan metin üzerinde herhangi bir değişiklik yapılamaz.

Sosyal Bilimler Haftalık E-Bülten Aboneliği

* indicates required

Yorum Yazın

sosyalbilimler.org’a Katkıda Bulunabilirsiniz.

sosyalbilimler.org'da editörlük yapabilir, kendi yazılarını yayımlayarak blog yazarımız olabilir veya Türkçe literatüre katkı sağlamak amacıyla çevirmenlik yapabilirsin. Mutlaka ilgi alanına yönelik bir görev vardır. sosyalbilimler.org ekibine katılmak için seni buraya alalım!

Bizi Takip Edin!

Sosyal Bilimleri sosyal ağlardan takip edebilir, aylık düzenlenen kitap çekilişlerimize katılabilirsiniz.