Sosyal Bilimler

"Bir Kadın Olarak Susmak" ve Sesin Cinsiyeti | Sosyal Bilimler
Sosyal Bilimler

“Bir Kadın Olarak Susmak” ve Sesin Cinsiyeti

“Bir kadın olarak sus”, “herkesin önünde kahkaha atılmaz” cümlelerinden, kadın konuşmasını (dırdırını) erkeğe yönelik bir şiddet olarak yorumlayan tişörtlere kadar pek çok kişi, zihniyet ve nesne kadının konuşmasının ve sesini denetlenecek bir şey olarak görür. Kanadalı, Klasik edebiyatı alanında akademisyen olmanın yanında aynı zamanda şair ve denemeci olan Anne Carson bu konuyu Sesin Cinsiyeti isimli kısa kitabında (aslında Glass, Irony, and God kitabın içerisinde bir makale) ele alıyor.

Bu kısa kitabın esas meselesini şu cümlelerde görebiliriz: “kadının radikal ötekiliğinin, kadınların çıkardığı seslerin erkekler tarafından kötü olarak algılanması şeklinde deneyimlenmesidir? Neden kadın sesi kulağa kötü gelir?” (s. 10). Carson Antik dönemde kadının sesinin kamusal alanın dışında olduğunu iddia eder. Kadının sesi vahşilikle, delilikle ve cadılıkla özdeşleştirilir. Ve bu özdeşleştirme sadece antik dönemde de kalmaz günümüze kadar gelir. Kadınlar doğururken çığlık atarlar, acı çekerken ağlarlar, zevk alırken inlerler, ölünün ardından ağıt yakarlar. Bunlar hep denetlemez sesin göstergeleridir. Buna karşılık erkeklerin en temel erdemi her şeyi sessizlikle, sükûtla karşılamaktır. Antik dönemden kalan en temel erdem davranışı her şeye karşı ağır başlılıkla katlanmaktır.

Kadınların çıkardığı tüm bu denetimsiz sesler erkek etiği tarafından yargılanmalı ve denetim altına alınmalıydı. “Sözsel ölçülülük eril sophrosyne (“sağduyu, sağlam akıl, ölçülülük, sükûnet, özdenetim”) erdeminin temel niteliğidir” (s. 11). Kadınlar söz konusu olduğunda ise sophrosyne “kadının erkek yönlendirmesine itaati anlamında kullanılıp, çoğunlukla iffet anlamına gelmektedir” (s. 12). Kadınların varlığının bu şekilde yönlendirmek isteyen ataerkil zihniyet kadınlara sesi unutturmak için Sophokles’e “Sessizlik kadınların kozmos’udur” cümlesini kurdurtmuştur. Böylece kadınlara erkeklerin belirledikleri sınırların dışında bir durumun varlığı dahi unutturulmaya çalışılınmıştır.

Glass, Irony and God Anne Carson
Glass, Irony and God
Anne Carson

Carson, Plutarkhos’un anlattığı bir anekdotu anlatır. Bu anlatıya göre Pythagoras’ın karısı kolları açık bir kıyafetle dışarı çıkar. Onu gören birisi de ona “Güzel kollar!” diye bir söz söyler, kadının cevabı ise “Kamu malı değil!” biçiminde olur. Buna Plutarkhos’un yorumu ise kadının kolu gibi sesinin de kamu malı olmadığı ve yabancılara açık edilmemesi gerektiği şeklinde olmuştur. Çünkü Antik Yunan’dan Roma İmparatorluğu’na kadar olan dönemde bilim insanları, fizyologlar kadınların sesinden ilk cinsel deneyimini yaşayıp yaşmadığını ya da regl olup olmadığının bilinebileceğini iddia etmişlerdir. Bu düşünce dahi kadının sessiz olması gerekli bir neden sunmaktadır erkeklere.

Carson’un kitabındaki en orijinal fikre geldik. Carson sözsel aktivitenin vuku bulduğu delik ile cinsel aktivitenin vuku bulduğu her iki deliğinde Yunanca ve Latincede aynı isimlerle isimlendirildiğini söylüyor; Yunanca stoma, Latince os. “Her iki ağız da, kapalı tutulması makbul olan dudaklarla korunan içi boş bir oyuğa erişim sağlar” (s. 16). Yani temelde hem ağız hem de vajina kadın cinselliğinin ve varlığının korunması ve saklanması gereken iki açıklığıdır. Erkekler kadınların hem vajinaları hem de ağızlarını kapalı tutarak onların iffetlerini sağlamalıdırlar.

Bu anlayışın en maddileşmiş biçimi ise baubo denilen minik heykelciklerdir (kitabın kapağında da olan heykeller). Bu heykelciklerde vajina ile ağız yer değiştirmiştir. Vajina heykelin üst kısmına yerleştirilmiştir, ağız ise gövdenin aşağısındadır. Bu heykellerde tasvir edilen mitolojik varlık ise eteğini olur olmadık yerler de açan ve insanlara ağzına geleni saydıran İambe’ye aittir. Bu heykeller hala gizemi korusa da Carson’un çözümlemesi akla yatkın görünmekte.

Sesin Cinsiyeti kısa bir metin olmasına rağmen içeriğiyle inanılmaz derecede dolu ve sarsıcı. Beklenmeyen biçimlerde yaptığı çözümlemeler ezberleri yıkacak cinsten.

Tolga Ulusoy
Sosyal Bilimler Blog Yazarı
t.ulusoy@sosyalbilimler.org

Yasal Uyarı: Yayınlanan bu yazının tüm hakları Sosyal Bilimler Platformu’na (www.sosyalbilimler.org) aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazının bir bölümü, alıntılanan yazıya aktif link verilerek kullanılabilir. Her türlü alıntı, (her müstakil yazı için) 200 kelime ile sınırlıdır. Alıntı yapılan metin üzerinde herhangi bir değişiklik yapılamaz.

Sosyal Bilimler Haftalık E-Bülten Aboneliği

* indicates required

3 yorum

  • Kadın sesinin kamusalın dışında tutuluşu üzerine benzer bir çözümleme de Norma Claire Mourizzi’nin Maskenin Ardından Konuşmak kitabında da mevcut. Kendim çevirdim diye demiyorum, okunulası ve okutulasıdır 🙂

  • Çok teşekür ederim. Çevirdiğiniz kitabı daha önce duymamıştım. Baktım şimdi ilginç bir kitaba benziyor.

sosyalbilimler.org’a Katkıda Bulunabilirsiniz.

sosyalbilimler.org'da editörlük yapabilir, kendi yazılarını yayımlayarak blog yazarımız olabilir veya Türkçe literatüre katkı sağlamak amacıyla çevirmenlik yapabilirsin. Mutlaka ilgi alanına yönelik bir görev vardır. sosyalbilimler.org ekibine katılmak için seni buraya alalım!

Bizi Takip Edin!

Sosyal Bilimleri sosyal ağlardan takip edebilir, aylık düzenlenen kitap çekilişlerimize katılabilirsiniz.