Sosyal Bilimler

Hukuk ve Disiplin: Modern Toplumda Hukuka Uymanın Dayanakları | Sosyal Bilimler
Sosyal Bilimler

Hukuk ve Disiplin: Modern Toplumda Hukuka Uymanın Dayanakları

Hukuk ve disiplin kavramları soyut kavramlar olmalarına, insanlık tarihi boyunca tanımlarında dahi uzlaşılamamış birer kavram olmalarına rağmen; en sıradan gündelik hayat kesitimizden en bürokratik işleme kadar hayatımızın her anında alabildiğine somut bir şekilde hissettiğimiz gerçeklerdir. Tanımını dahi bilmeden sürekli aradığımız hukuk kavramı ve hiçbir yaptırımı düşünmeden de uyduğumuz disiplin buyrukları nelerdir ve neden bunlara uyma ihtiyacı duyarız? Ya da daha doğru bir ifadeyle söylemek gerekirse; nasıl oluyor da hukuka uyuyoruz? Zira neden sorusunu sorduğumuz vakit bu sorunun cevabını yine hukukun içinde aramaya başlıyoruz ve bu durum bizi fasit bir dairenin içine hapsediyor. Tam da bu noktada Engin Topuzkanamış, neden sorusu yerine niçin, nasıl sorusunu sormamız gerektiğini belirtip bizi hukukun dışına yani; sosyoloji, psikoloji ve diğer sosyal bilimlerin alanına çekiyor.

Topuzkanamış okuyucuyu bu alana çektikten sonra nasıl sorusuna vermeye çalıştığı cevapları aynı zamanda doktora tezi olan ‘Hukuk ve Disiplin’ kitabında topluyor.

Topuzkanamış, nasıl sorusunun cevaplarını ararken kitabın sonuç kısmında ifade ettiği 5 temel önerme üzerinden hareket ediyor:

  1. Hukuk ve birey arasındaki ilişkinin mahiyetini anlamak için hukukun dışına çıkmak zorundayız.
  2. Geleneksel ‘Yasa’ düşüncesi ile rasyonel düzen olarak hukuk ya da toplumsal düzenin rasyonel kuruluşu olarak hukuku birbirinden ayırmak gerekir.
  3. Disiplin korkutucu bir denetim ve kontrol mekanizmasıdır; ama aynı zamanda insanın hem bedeni hem de akli yeteneklerini kuvveden fiile geçirebilecek etkili bir yöntemdir.
  4. Sorulması gereken ilk soru ‘Hukuka neden uyuyoruz?’ sorusu değildir, ‘Nasıl hukuka uyuyoruz?’dur.
  5. Biz, hukuka ahlaki olarak bakabilir ve ahlak adına tavır koyabiliriz; ama iktidar seküler olmak zorundadır. İktidar ahlak dayatamaz, ahlak adına iktidar kuramaz.

Bahsi geçen önermeler ekseninde hangi soruyu cevaplamaya çalıştığını da giriş kısmında belirtiyor: “Bu kitapta cevabı aranan soru, modern toplumda birey ve hukuk arasındaki ilişkinin nasıl kurulduğu ve bireyin hukuk düzenine nasıl uyduğudur. … Ancak hukuka uyma problemini araştıran bir çalışma, daha başka bilim alanlarına da müracaat etmek zorundadır. Bunun temel sebebi hukukun kendisinin, topluma yönelik belli bir düzen tasavvurunu çok çeşitli vasıtalarla gerçekleştirmeye çalışması, dolayısıyla da eğitimden ideolojiye, cezadan ıslaha kadar hem tek tek bireyleri, hem de toplumun bütününü kuşatmasıdır.” Dolayısıyla hukuka uyma probleminin hukukun tanımı üzerinden değil de işlevi üzerinden çözülmesi daha mümkündür.

Yazar, sorulara cevap vermeden önce geleneksel toplum-modern toplum ilişkisini Weberci ideal tip düşüncesi üzerinden açıklıyor. Dolayısıyla toplumsal disiplin içerisindeki bireysel ve toplumsal reflekslere dair okurun zihninde bir şema oluşturuyor. Söz konusu şema da aslında kitabın ikinci bölümünün konusunu oluşturuyor. Hukuk, birey ve iktidar kavramları üzerinden öncelikle toplum ve modernlik arasındaki ilişkiye; rasyonelleşme süreci içerisinde statü ve sözleşme kavramlarının gelişimine ve rasyonel düzen hukuka evirilişine değiniyor. Ulaştığı sonuçlar üzerinden uyma, itaat, otorite gibi kavramları açıkladıktan sonra hukuk ve birey arasındaki ilişkiyi şu cümlelerle ifade ediyor:

Hukuk ve bireyin ilişkisi karmaşık bir nitelik arz eder. Yine de hukuka uymanın temelde çıkar ile ilişkili olduğunu söylemeliyiz. Düzen yönünden hareket etmek, yani düzenin rasyonalitesine tabi olmak çoğu kez bireylere güvenli bir yol sunar. Bu şekilde belli bir işte çalışan sıradan bir kişi, her ay ne kadar maaş alacağını, tatil günlerini, mesai saatlerini ve ne zaman emekli olacağını önceden bilir. Hepimizin yakından tanıdığı memur ya da işçi tipi, kendi geleceğini güvence altına almak üzere düzene uymaya çalışır. Düzenin disiplinine tabi olmak, yani önceden belirlenmiş rasyonalite çerçevesinde kalmak onu, basit hayatındaki hedeflerine ulaştırabilir: Çocuklarını okutabilir, bir ev alabilir. (s.131)

Kitabın üçüncü bölümünde ise disiplinin tanımı ve gelişiminden bahsedilmektedir:

  1. Disiplin Nedir?
  2. Aristoteles ve Hobbes: Toplumsallık Üzerine Bir Tartışma
  3. Askeri Disiplinden Sosyal Disipline: Justus Lipsius ve Gerhard Oestreich
  4. Medenileşme ve Disiplin: Norbert Elias
  5. Modern Kapitalist Toplumda Disiplin: Emile Durkheim ve Max Weber
  6. İktidar ve Disiplin: Michel Foucault

Modern toplum ve kapitalist üretim biçimi işin içine girdiği vakit modern anlamda disiplin yaygın bir iktidar teknolojisine dönüşüyor. Dolayısıyla da kavramın iyi anlaşılabilmesi için böylesine geniş bir yelpazede konu ele alınıyor. Zira sonuçta hukuk, bireyler üstünde ve fakat bireylerin üstünde ve hatta bireylerin içinde (self-discipline) kullanılan bir iktidar formudur. Dolayısıyla da öncelikle birey; Kant’ın çizdiği ahlak sahibi birey anlayışı ile ve sosyal psikoloji ve psikanaliz yaklaşımları ile modern birey anlaşılmaya çalışılmıştır. Ardından da geniş bir yelpazede ve ‘kronolojik değil mantıksal bir sıralama ile’ batı toplumlarında disiplinin yayılışı ele alınmıştır.

Çağrı Altınüzengi
sosyalbilimler.org Blog Yazarı
blog@sosyalbilimler.org

Künye: Engin Topuzkanamış, Hukuk ve Disiplin: Modern Toplumda Hukuka Uymanın Dayanakları, On İki Levha Yayıncılık, 2013.

Sanal Mağaza: İdefix | Babil | Kitap Yurdu | Hukuk Market

Yasal Uyarı: Yayımlanan bu yazının tüm hakları sosyalbilimler.org‘a aittir. Söz konusu metin, izin alınmadan başka bir web sitesinde ya da mecrada kısmen veya tamamen yayımlanamaz, kopyalanamaz, çoğaltılamaz, dağıtılamaz, içeriğinde herhangi bir değişiklik yapılamaz. Aksi taktirde bir hak ihlali söz konusu olduğunda; Sosyal Bilimler Platformu, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun ve 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun ilgili hükümleri gereğince maddi ve manevi tazminat davası açabilir. Ancak yazının bir bölümü, alıntılanan yazıya aktif link verilerek kullanılabilir. Her türlü alıntı, (her müstakil yazı için) 200 kelime ile sınırlıdır. Alıntı yapılan metin üzerinde herhangi bir değişiklik yapılamaz.

Yorum Yazın

sosyalbilimler.org’a Katkıda Bulunabilirsiniz.

sosyalbilimler.org'da editörlük yapabilir, kendi yazılarını yayımlayarak blog yazarımız olabilir veya Türkçe literatüre katkı sağlamak amacıyla çevirmenlik yapabilirsin. Mutlaka ilgi alanına yönelik bir görev vardır. sosyalbilimler.org ekibine katılmak için seni buraya alalım!

Bizi Takip Edin!

Sosyal Bilimleri sosyal ağlardan takip edebilir, aylık düzenlenen kitap çekilişlerimize katılabilirsiniz.