Sosyal Bilimler

Cogito Degisi Sayı 87: Yaralanabilirlik | Sosyal Bilimler
Sosyal Bilimler

Cogito Degisi Sayı 87: Yaralanabilirlik

Yaralanabilirlik, dünyayla ve başkayla ilişkisinde ve doğanın güçleri karşısında sürekli şiddete maruz kalma ve yaralanma tehlikesi altında olan, ölümlü insanın kurucu niteliklerinden biri. Tarihsel ve toplumsal konumlanış, cinsiyet, ırk, etnisiteye göre farklılık gösteren, ayrımcı bir şekilde dağıtılan bir nitelik bir yandan da. Bazıları diğerlerinden daha yaralanabilir, daha kırılgan, daha güvencesiz. Evi, yurdu, sözü, insana yaraşır bir yaşam sürdürme hakkı elinden alınmış, mülksüzleştirilmiş, ölümünden sonra yası tutulmayan, sözü edilmeyen, kısaca hem yaşarken hem ölümünde temsil alanının dışına itilen, çıplak hayata, bir istatistik birimine indirgenen insanlar, gruplar, nüfuslar. Bu haliyle yaralanabilirlik, ahlaki, kültürel ve siyasal bir mesele.

Yaralanabilirlik dosyasında, kavramın ve kavramla kapsananların ontolojik, tarihsel, siyasal ve etik düzeyde incelendiği yazılara biyoiktidarın, neoliberalizmin ve savaş ekonomisinin mağdur ettiklerinin, ezilenlerin ve sarsılmışların uğradığı adaletsizliği ortadan kaldırmak için onlarla dayanışmanın, onlara dokunmanın siyasal imkânlarını araştıran yazılar eşlik ediyor.

Son dönem çalışmalarında dışlanmayı perfomatiflikten daha geniş bir kapsama yayarak yaralanabilirlik, kırılganlık ve yası tutulabilirlik üzerinden çalışan Judith Butler bu sayı için dergi yayın kurulunun sorularını yanıtladı.

Elif Demirkaya, “Prekarlık ve Prekarite Tartışmalarına Kısa Bir Giriş” yazısında, prekar, prekarlık, prekarizasyon ve prekarya terimlerinin kullanımının arka planını verdikten sonra tarihsel ve toplumsal bağlamdan dışlanmış tekillikleri yaşam ve ölüm politikaları ekseninde müşterek yaralanabilirlikler olarak inceliyor.

Todd May’in “Neyi Olumlamalıyız?” başlıklı yazısı, adaletsizliğe uğramış, mağdur olmuş, şeyleştirilmiş insanlarla dayanışmayı bir fedakarlık okuması ekseninde gündeme getiriyor ve “Geçmişteki dehşetleri önlemek adına varlığımızı feda etmeyi göze alıyorsak şimdi ve gelecekte kendimizi ne için feda etmeye razı oluruz?” sorusuna yanıt arıyor.

Cana Erşen, “Dokunma Rejimi: Kırılganlık, Yaralanabilirlik, Duyarlılık” başlıklı makalesinde, insanların yaralanabilirliklerini minimuma indirmek için inşa ettiği korunaklı yapıları bizzat kırılganlıkla mühürlemiş olan uygarlığın bastırdığı ve baskıladığı adsızlara yer açacak, onları dilin ve temsil alanının içine çekecek bir çalışma için Adorno, Benjamin, Derrida ve Ricœur üzerinden bir “yaralanabilirlik” okuması sunuyor.

Özen Nergis Dolcerocca, “Hayvan, Dil ve Mülksüzlük Üzerine” makalesinde, mülksüzlük ve yaralanabilirlik temelli bir ahlak felsefesinin insan olmayan canlıları da kapsayacak şekilde genişletilmesinin imkânlarını edebi metinler kılavuzluğunda sunuyor.

Efe Baştürk, “Yaralanabilirliliğin Kökenselliği Üzerine Bir Epilog” başlıklı makalesinde, Sofokles’in Antigone’si üzerinden yaralanabilirliği toplumsallaşma, Yasa karşısında konumlanış ve iktidarın öznelliği askıya alma potansiyeli bağlamında inceliyor.

Alyson Cole, “Hepimiz Yaralanabiliriz Ama Bazıları Diğerlerinden Daha Çok Yaralanabilir” başlıklı makalesinde, yaralanabilirlik çalışmalarının siyasal muğlaklığını ve eksiklerini Ranciere’in ”siyasal olan” kavramı ve “Siyah Hayatlar Önemlidir” hareketi üzerinden inceliyor.

Emre Şan, “Patočka ve Sarsılmışların Dayanışması” başlıklı makalesinde, Patočka’nın ”sarsılmışların dayanışması” kavramlaştırmasından hareketle yaralanabilirlik ve siyasal mücadele arasındaki ilişkiyi araştırıyor. Sarsılmışların dayanışmasında yaralanabilirliğin harekete geçirdiği rejim muhalifleri tam da ortak zeminlerin kaybında, sahici bir birlikte varoluş deneyiminde, başka bir dünya inşa etme imkânında buluşuyorlar. Zeynep Direk, “Hakların Öznesi olmak: Kırılganlıktan Özerkliğe”de, yaralanabilirliği ve kırılganlığı felsefe bağlamına oturtmak için özne oluş ve özerklik sorunsalından yola çıkıyor. Ricœur’ün “Özerklik ve Yaralanabilirlik” makalesinden hareketle kurumsal ezilme karşısında direnişin ancak ilişkisel bir bağlamda, bir arada durarak ve dayanışmayla elde edilebileceğini savunan Direk hukukun işlemediği, daimi bir olağanüstü halin sürdüğü bir ortamda hayatta kalma mücadelesinin nasıl verilebileceğine odaklanıyor.

Bergen Coşkun Özüaydın da “Lanetliler, Utanmazlar ve Sorumlular” makalesinde, tahakküm ve adaletsizliğe başkaldırının başlangıç noktasının yeryüzünün mülksüzleri ve kırılganları karşısında duyulacak utanç olduğu savından hareketle “yeryüzünün lanetlileri”nin üzerindeki laneti ortadan kaldıracak bir devrimin imkânını Levinas ve Sartre üzerinden araştırıyor.

Fulden İbrahimhakkıoğlu, “Kırılganlığın İadesi: Egemenlik ile Biyo-iktidar Kesişiminde Eril Siyaset” başlıklı yazısında çatışma üzerine kurulu eril siyasetin kırılganlığın ve yaralanabilirliğin iadesi temelinde işlediğinden hareketle onun karşısına feminist bir direniş alanı açmakla yükümlü bir barış siyaseti getirmenin gerekliliğini vurguluyor. Ewa Plonowska Ziarek, “Yaralanabilirlik Üzerine Feminist Düşünceler” başlıklı yazısında, tarihsel güç ilişkileri ve tahakküm dahilinde Başka’nın siyasi inşasına yönelik feminist bir eleştirinin imkânlarını araştırırken Levinas’ın yüz ve sorumluluk etigini Arendt’in siyaset teorisi bağlamında yorumluyor.

Sinan Kadir Çelik “Eski Yunan’da Mülksüzleşme Biçimleri”nde, Epikürcüler ve Kiniklerin mülksüzleşme tercihiyle ve iktidar iddiasında bulunmadan dünyayı değiştirme girişimlerinin karşılaştırmalı bir okumasını yapıyor.

Mesut Hazır, “İlişkilerin İlga ve İnşası” başlıklı çalışmasında postmodern belirsizlik ortamında, toplumsal ilişkilerdeki zayıflama sonucunda kişisel ilişkilerdeki kırılganlaşmayı inceliyor.

Cogito Eylül sayısı için bir Maurice Merleau-Ponty dosyası hazırlıyoruz.

Şeyda Öztürk
Yapı Kredi Yayınları Cogito Dergisi ve Düşünce Kitapları Dizisi Editörü
seyda.ozturk@gmail.com

 

 

Yorum Yazın

sosyalbilimler.org’a Katkıda Bulunabilirsiniz.

sosyalbilimler.org'da editörlük yapabilir, kendi yazılarını yayımlayarak blog yazarımız olabilir veya Türkçe literatüre katkı sağlamak amacıyla çevirmenlik yapabilirsin. Mutlaka ilgi alanına yönelik bir görev vardır. sosyalbilimler.org ekibine katılmak için seni buraya alalım!

Bizi Takip Edin!

Sosyal Bilimleri sosyal ağlardan takip edebilir, aylık düzenlenen kitap çekilişlerimize katılabilirsiniz.